Bir “kamplaşma” sözüdür, tedavülde… Söylenir durur.
İyi o halde, oku / dinle:
- Mümin, münkir, münafık .
Ezeli bir “hakikat” değil mi bu?

  • HAKkı kesinlikle TASDİK edenler / doğrulayanlar
  • Üstünü örtmeğe, gizlemeğe çalışanlar; görmezden gelenler
  • Ne “ORA”da, ne “BURA”da olanlar, iki “ARA”da (bir dere ye) düşüp – kalkıp kalanlar. ( Hem orada, hem burada görünmeğe, yer almağa çalışanlar. )
    - Sahi sen “nere”desin?
    Kalkıp, işi “saç”aklandır“ma” ; “fuzzy” mantı / kulpuna tutunup…